Site Hakkında

Kulaklarımdan, gözlerimden, tenimdeki gözeneklerden içeri giriyor zaman, sonra kafamda birikiyor ve ağzımdan çıkıyor.İşte bu site öyle birşey.

12 Ekim 2007 Cuma

İstanBlues

Yeni bir gündü.
Yavaş hemde çok yavaş doğdu güneş bugün.Alacakaranlıkta uzun uzun baktım gökyüzüne.Tüm renklerin resmi geçidini izledim sabah olana dek ve gecenin siyahından gün ışığına kadar her renkte biraz duruldum her renkte biraz daha suskundum.
Sabah oldu.Hiç uyumadığım için uyanamadım.Oysa öyle severim ki uyanışları.Bir doğum gibi kutsal bir ritüeldir ruhun gözlerini açtığı an.Sadece biz alışmışlığımızdan dolayı fark edemeyiz bunu tıpkı yaşamın detaylara gizlenmiş sonsuz güzellikleri gibi.
Aklımı işlevsiz ellerimi ise marifetli kılan alışkanlıklarımı tekrarladım güne başlarken: yüzümü yıkadım ve dolaptan bir bardak süt aldım.Tanrı'ya kaybedecek birşeylerim olduğu için şükrettim sonra ve o sırada mutfak penceresinden karşı binanın balkonunda çamaşır asmakta olan bir kadından ayırdığım gözlerimi gökyüzüne dikmiştim.
Bilgisayarımı açıp kocaman elektronik çılgınlığın denizine attım kendimi.Artık kağıtlara yazılmayan, üzerindeki el yazısını okuyamadığımda küfredemediğim, o "eski kokmayan" mektuplara baktım sanal posta kutumda.Hiç görmediğim o sanal postacıya geç getirdiği için sitem edemedim mektupları.
Epey bir zaman sonra bir arkadaşım geldi bize.Oturduk konuştuk biraz.Ben henüz kahve içmiştim konuşurken o kahve tadının ağzımda olmasını özlediğimi fark ettim.Odamdaydık ve burası evin en çok güneş alan yeriydi çünkü odanın büyük bölümünü kaplayan pencerenin bir perdesi yok.Sorunlar kısırdöngüsü üzerine yaptığımız 2 kişilik sonuçsuz araştırmadan sıkıldığımızda dışarı çıkmaya karar verdik.
Bir süredir, doğum günümde bana hediye edilen ancak küçük geldiği için değiştirmem gereken bir gömleği değiştirmek için bir alışveriş merkezine gitmek üzere yola çıktık.Hava gerçekten güzeldi ve içimde umuda dair birşeylerin olması uzun süredir yaşamadığım hisleri kimyasal yollarla vücuduma iletiyordu.Gömleği değiştirdikten sonra bir futbol topu aldım yine aynı alışveriş merkezinin içinden.Sonrası malum sahilde futbol oynayan iki kişi.
Hamlamış vücutlara ağır gelen alışılmış bir antremandan farksız bu futbol kürü bittiğinde arkadaşımın evine gittik.Bu evin futbol oynadığımız yere yakın oluşu nerede olduğunu unuttuğun birşeyi bulmak gibi bir keşif etkisi yarattı üzerimde.
Arkadaşımın evinde bir başka arkadaşı bekledik.Sonra o da geldi.Konuştuk ve aynı olayın insanlar üzerindeki değişik yansımalarını anlattık birbirimize.Yani birbirimize birbirimizi anlattık.Ortak bir gerçekliği paylaşan ama bu gerçekliğin üzerimizdeki kişisel yansımaları nedeniyle uzaklaştığımız birlikteliğimizden bahsederken farklı yansımaların yarattığı aynı sonucun ve ortaklığı bitiren ortak etkinin ne kadar ironik olduğu fark ettim.
Fark ettiklerim gün geçtikçe detaylanırken fark edenler o kadar azalıyor kendi dışındakileri.
Artık telefonum sadece saati merak ettiğimde işime yarıyor.
Artık gün sadece karanlıkların içinden çıkan bir varoluştan farklı.
Artık yavaş yavaş durağanlaşıyorum ve nasır tutuyor ruhum.
Yeni bir gündü.
Yarın için ise alışılmış bir dün olacak sadece.

0 yorum: