Site Hakkında
Kulaklarımdan, gözlerimden, tenimdeki gözeneklerden içeri giriyor zaman, sonra kafamda birikiyor ve ağzımdan çıkıyor.İşte bu site öyle birşey.
12 Ekim 2007 Cuma
Dün Gece Bir Rüya Gördüm
ıÜüUyandım dün tüm gece ısıttığım yatağımda.Gün ışığı perdesi olmayan penceremden yüzüme yuruyor kedim yatağımın başucunda kıvrılmış uyuyordu.Gözlerimi kısarak doğruldum yüzümü yıkamak için musluğu açtığımda akan suyun sesi bana yazdan kalma bir geceyi hatırlattı.Aynaya baktığımda yüzüme yansıyan görüntü o geceye aitti.Bütün bir gece aynı tepenin üstünden denize bakmış ve dalga seslerini dinlemiştim elimde bir şişe kırmızı şarapla.Yüzümü kuruladım ve odama geri dönüp penceremden dışarı baktım.İnsanlar ceplerinden küçücük dünyalarını çıkarmış onları ellerinde sıkı sıkı tutarak yürüyorlardı ve her an o dünyaları çaldırma korkusuyla tetikte bekliyorlardı.Üzerlerinde çelikten bir zırh sırtlarında kılıçlar kimisinin üstü kanlıydı.Henüz uyanalı çok zaman olmamıştı ancak kendime gelmiştim.Karnım aç değildi sadece bir bardak su içtim ve mutfaktan çıkarken kedim içeriden yiyecek birşeyler aşırmasın diye kapıyı kapadım.Sokak kapısının yanındaki portmantodan parlak çelikten zırhımı ve kaskımı aldım.Oldum olası sevmediğimi söyledim kendi kendime bu zırhları.Biraz güçlükle de olsa zırhımı giyip kaskımı taktıktan sonra kapımın yanındaki kılıcı sırtıma takıp evden çıktım.Asansörle aşağıya inerken birkaçgün önce apartman kapısını geçmesi için tuttuğum ama ona tuzak kurmaya çalıştığımı düşünerek kılıcıyla üstüme saldıran ve kafamı uçurmasını son anda engellediğim kapı komşumla evden aynı saatte çıkmamamın rahatlığını hissettim.Zemin kata indiğimde yeni bir silah üzerinde çalışan 3 şövalye gördüm.Kasklarından bu apartmanda oturan birilerini anlayabildim sadece zaten ben onlara başımı çevip baktığımda 3ü birden sert bir bakışla uzaklaştırdılar beni ordan.Bir süre önce evimden birhaylı uzak bir yerdeki savaşa atanmıştım.Küçük bir savaş alanında yıllardır bitmeyen bir savaştı ve biteceğe de benzemiyordu.Evime yakın bir yerden kırmızı bir ejderhanın üstüne bindim ve savaş alanına doğru yola koyuldum.Yol üzerinde birçok çatışma vardı.Bazıları savaşırken bazılarıysa yol kenarlarında bağırarak silah satıyorlardı ve işin garip tarafı kimsenin bu silah satıcılarına saldırmamasıydı.Bazıları ölen sövalyelerin üstlerindeki silahları almaya çalışıyor bazende bunu yaparken bir başkası tarafından öldürülüyorlardı.Günün henüz ilk saatlerinde ellerinde ceplerine sığan dünyalarını taşıyan bu adamlar savaş saati geldiğinde birbirlerini öldürmeye başlıyorlardı.Bu sırada sol koluma çok yakın bir şekilde geçti vızıldayan bir ok.Ani bir hamleyle kendimi korumak için sağa doğru eğildim.Savaş alanıma varmak üzereydim.Bir süre sonra ejderhamın üzerinden inmiş yüz metre kadar ilerimdeki savaşa bakıyordum.Öldürmeyi sevmiyordum ancak öğretilen hep buydu bize: öldür ya da öl! Cephe ilerisine gittim heryerde alevler vardı.Ölenler üst üste yatıyorlar kiminin üzerinden kan sızıyor kiminin ise hala elleri ve ya ayakları titriyordu.Yerde birkaç sıra uzanan alevli oklar vardı.İlk sıra bu oklarla can vermiş olmalıydı.Üzerime sövalyeler gelirken onlardan kaçmaya çalışıyordum öldürmek istemiyordum ama bu deliliğin ortasındaydım ve ne yapacağımı bilmez bir haldeydim.Kılıcımı çekip gövdeme bir balta saplamaya çalışan sövalyeyi yaraladım.Yere düştü inlemeye başadı öldüremedim onu.Kolundan sürükleyerek savaş alanının dışına taşımaya çalışırken henüz ikinci adımı atmışken başına saplanan bir okla öldü.Kan yüzüme sıçramıştı ellerimle gözlerimi sildim kaskımın üzerinden.Bir anda uzakta bir sövalye gördüm.Uzun siyah bir pelerin giymişti ve zırhını gizliyordu.Savaş alanının yanında tek başına duruyordu.Yanına gittim kılıcını çekti ve o tedirgin anda ona zarar vermek istemediğimi söyledim.Kaskımı çıkarmak istedim dur dedi "hala çatışmaya çok yakınız" ve ileriledik çatışmanın dışına doğru.Güvenli sayılabilecek bir yere geldiğimizde (ki bu yer koca bir çöldü) kaskımı çıkarttım.Merhaba derken ona kaskını çıkartıyordu.Uzun siyah saçlarıyla bir kız elinde kılıcıyla bana bakmaktaydı.Gözlerine uzun uzun baktım öldürmeyi sevmiyordu o da benim gibi.Sadece korktuğunu söyledi.Dokunamadım ona kılıcımı attım yere.Gözlerine baktım: "yanımda kal"SonraUyandım dün tüm gece ısıttığım yatağımda...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder